URLA DEVLET HASTANESİ
DOKTOR, HEMŞİRE VE ÇALIŞANLARI
Fizabilitasyonik Terapi servisi:Rehabilitasyon ve elektrofizik salonlarında görev yapan sevgili dostlarım; bizlerin romatizmal hastalıklarının ilaçsız tedavisi olan ve bizim anladığımız dilde ekzersiz tabir ettiğimiz tedaviye bizlerde uygulayan ve sağlığımızın devamı için yapmamız gerekenleri bizlere anlatanlardır.
Ve bizim özellikle de benim tedavimde ve görebildiğim ayni dönem hastaların tedavisinde çok sağlıklı ve faydalı yöntemi uygulayan bu mahir dostlarımı; Hüseyin Özgür Ünite görevlisi,Burcu Özcan, Neriman Akkurt fizyoterapist, Özgür Yeşilyurt fizyoterapist, Ebru Gaygısız ,
Sizleri saygıyla ve sevgiyle selamlarım.
Başarılar dilerim..hoşgeldiniz..
Bakınız; Ben ve sevgili eşim uzun yıllar romatizmal hastalıklardan şikayetçiyiz, ve Sevgili Dr.umuz BELKİZ ÇOLAK ablamızın tedavi yöntemi gereği bu dostlarımdan sevgili ÖZGÜR YEŞİLYURT’u 3 yıldır,sırası ile Hüsyin Özgürü, Neriman Akkurt’u ve Burcu Özcan’ı yakınen tanıma fırsatı bulduğum gibi,Ortopedi ameliyatları sonrasın da dahi o hastaların terapilerine bizzat dahil olan başta Sevgili Özgür olmak üzere bütün ekibi takdir ve tebrik etmemek çok büyük insafsızlık olur.
Sevgili Dostlar, Merhaba.
Urla Devlet hastanesi ve bütün camiası ile ilgili yazılarımı,objektif olarak yazıyorum ve bizim hastalıklarımızı branjlarına göre görmesi gereken Sevgili Dr.larımıza müracaat edip,tanışıyor tedavi süresince görüşlerimi sizlerle paylaşıyorum.
Bu sefer öğle olmadı, Sevgili eşim Felc geçirmişti son son olarak hastalığı ile ilgili şikayetleri biziz acil servişse getirecek kadar artınca tedavisini, Sevgili ve beyefendi Nuroloji Uzman Drİbrahim bey bakıyordu. Eşimin tedavisi devam ederken kullandığı ilaçlara rağmen şikeyetleri artınca randevusuz olarak gittik.Doktor izinli olduğu için gidişlerimizde kendilerine ulaşamadık.

Eşimin hastalığından endişe duyduğumuz için Dr.Bülten hanım’a ranevu aldık ve bekliyoruz. Alışkanlık isim olarak Bülten’e dikkat etmeden Erkek Bülent Dr. beklerken dikkatimizden kaçan hatayı farkedince düzelttik .
Bekleme sırasında eşimin durumunu gören başka hastalar bize Dr.Bülten Hanım hakkında memnuniyet veriçi görüşlerini söylediklerinde fevkalade mutlu olduk. Kendileriyle tanıştığımızda ve eşimiz şikayetlerini dinleyip muayene ederken eşime sorular sorup durum değerlendirmesi yaparken ,dediler ki; Şikayetler Özellikle ense,,boyun ve omuz ağrıları üzerinden olunca tedaviyi değişik yöne çevirdiler,MR çekimi, ve bu arada ilaç tedavileri ve MR.ın neticesinde görüşme.
Bütün bu olaylar muayene odasında olurken büyük bir hayranlıkla sevgili Dr.u izliyorum.Güler yüzlü,fevkalade moral verici anlayacağımız şekilde olayları anlatımı sempatisi,sıcaklığı beni mutlu etti. Ve dedimki. (Kulakları çınlasın Fizik tedavi Uz.r Belkıs hanıma çok benziyorsun.sıcaklığınız,ilgi ve alâkanız gibi lafları içimden geldiği gibi söyledim).Sevgili Dr.Hanım.Çok iyisiniz sizinle ilgili görüşlerimi yazıp sitemde yayımlayabilirmiyim.Haklı bir tereddütten sonra müsaade ettiler ve ben her zaman yanımda olan kameram ile fotoğraflarını çektim ve tesadüfen biraz tenha idiler de bu fırsatı birlikte değerlendirdik.
Her zaman söylerim Bizim hekimlerimiz bir başka oluyor.Allah eksikliklerini, göstermesin.Biz PEDÜK ailesi olarak çok memnunuz.Sağlığımız bizden çok korumaya çalışan bu hekimlerimize ayrı ayrı teşekkürler ederiz. Bu aileye sizin gibi güzel,dirayetli yapıcı ve bizleri birer hasta değil de bir yakın gibi görmenizi ifade etmem çok zor. İyiki varsınız. Ve hep var olun.Sevgili Doktorumuz Bülten ablamız. Temmuz/2014.
Alaettin PEDÜK’ve Esim SULBİYE (0532 3605080)
Genç vakur kendinden emin,İşine hakim ve ekip çalışmasına önem verdiğini hareketleri ve uygulamaları ile hastanede kaldığım 2 hafta da müşahede ettim. Öncelikle ben 5.kasım da yattım başhekimde ayni günlerde göreve başlamış.Kendisi ziyaret için fırsat kolladım sağolsun Nazmiye ablamız bir ara fırsat yarattı ve ayaküstü hoş geldiniz dedim.Son güne yani benim taburcu olacağım güne kadar resim çekme,ve kısa da olsa görüşme fırsatı yine Nazmiye ablamın gayreti ile buldum.

Odasına girdim.Çok kibar ve ciddi sevecen ve saygılı bir ifadeyle beni ayakta karşıladı.Resim çekmek için ricalarım sonunda makamına oturdu.Çok beğendim.Geçmiş olsun dedi.Amacımı anlattım. Münasip buldu.Resim çektim ve de konuştum.Yönetimin başına tecrübeli gençlerin gelmesi gerektiğini,kendileri gelir gelmez ekibiyle faaliyetlerini hızlandırdığını,benim görüştüğüm kişilerden aldığım bilgileri aktadığımda mütebessim bir ifadeyle tevazu göstererek “Birşeyler yapmaya çalışıyoruz” şeklinde mütevazi yaklaşımı fevkalade olumlu ve tokalaşırken elimi sıkışı bana başarının işaretlerini vermişti.Gözlerine bakarak beni abul ettiği için teşekkür ettim ve Ekibiyle birlikte başarılar diledim.Konuştuğum çok kısa zaman diliminde sordum ve olumlu cevap aldım. Başhekime ulaşmak yeterli değil o kapıdan içeri girebilmek için ve de Başhekimlik makamını fuzuli işgal edilmesini önlemek,Gün içinde o makamı ve işkaleni randevularına kadar takip edip yönlendiren,(ön odaya biz Baş hekim sekreteri diyoruz). Diyoruzda bu görevi üstlenen kişinin liyakat ve tecrübesini yatsıyamıyoruz. İşte o kişi, olgun,sevimli,daima gülücük dağıtan ve de her zaman polyanayı oynaması gereken hanıefendi: Nazmiye şık.Bizce özellik bence işini iyi yapan bu ablamıza başarılar diler Alla Nazmiye şık.Bizce özellik bence işini iyi yapan bu ablamıza başarılar diler Allah sabır ve kuvvet versin derim.
Sizlerle paylaşacak okadar çok anılarım varki,hangisini anlatayım veya neresinden başlayayım diye düşünürken, aklıma içine tiyatroyu da alan müzik ve taklit yani işin şov kısmı geldi.Sıralama yapmadan aklıma geldiği gibi anlatacağım,olan fotofraflarla süslüyeceğim ve ben de geçmişi yaaşayacağım.
Babamın memuriyeti dolayısıyla tahsil hayatımı güzelim BALIKESİRDE BAŞLADI ve orada bitti. İlk okulu tarihi değeri olan NAMIK KEMAL ilk okulunda okudun. l940 lı yıllarda birde MİTHAP PAŞA ilk okulu vardı.o tarihle harp yılları ve fakirlik,yoksullukların diz boyu olduğu yıllardı.Bizim okulumuz fakirlerin diğer ilk okul da zengin çocuklarının gittiği okul olarak yerleşmişti.Babamın evimizi nasıl geçindirdiğini hatırladıkça bizler için nasıl mücadele ettiğini haırladıkça Sevgili anama ve babama saygı duyuyor ve o eli öpülesi insanları rahmetle anıyorum.
O yıllarda tıbbın dahi çaresiz kaldığı ve hastalıkların temeli olan verem,zatürriye ve sıtma gibi tedavisi kısıtlı imkanlarla yapılabilen ve zaman zaman sokakların hatta mahallelerin karantinaya alındığı yılları hatırladıkça bu günün neslinin nekadar şanslı olduğunu anmamak olmuyor.
Sevgili anacığımın kendi imkanları ile öğrenip zaman zaman çaldığı bir udu vardı. Komşularımız arasında misafiriklere gidildiğinde keman,ud, darbuka çalan dostların bulunduğu mecliste ben de öğrendiğim şarkıları seslendirir ve müzik bilgimi radyodan dinlediğim şarkılardan alırdım.Seslendirdiğim şarkıları kusursuz söylerdim.Babam çok aydın fikirli ve mükemmel bir insandı. Ben okula devam ederken hafta sonları ve bazı akşamları Türk musiki cemiyetine devam eder ve oraki hocalarımdan usul ve solfej dersler alırdım.Çünkü müziği çok seviyordum. Halka açık koser vemek üzere cemiyette çalışmalar yaptığımız dönemlerde Halk evinin tiyatro salonunda davetliler huzurunda ilk defa mikrofon karşısında (TUTİ MUCİZEYİ) seselendirdiğimde sahnenin tozunu yuttuğumu ve halkevi eğitim ve tiyatro provaları için gittiğimi ve sahnenin kokusunu çekmeden rahat edemiyeceğimi çok iyi hatırlıyorum. Ben eğitimsiz,bilgisiz bir çocuk olduğum için ayak işlerini yapyor,getir götürde çalışıyor ve sadece sahnenin perdesini açıp kapatıyordum. Bütün provaları takipettiğim için hemen heem oynanan bütün piyesleri biliyor,ve acaba sahnede ben de oynayabirmiyim diye haayaller kuruyordum. Bu arada Sanat okuluna devam ediyor ve okulunda sevilen talebeleri arasında yer alıyordum. Halk evi bana cemiyete karışmayı,insan ilişkilerini ve her yeniliği takip etmeyi öğretti.Bu arada okul,musiki cemiyeti,ve halk evi benim tutkum olmuştu. Halk evinde halka açık temsillerin en önemlisi İSTANBUL EFENDİ operinin son provaları yapılıyordu.Oyuncuların arasında cirit atıyor ve hepsiyle konuşuyor ve acaba ben de bir gün sahneye çıkabilecekmiyim diye herkeze soruyordum.Beklemediğim bir anda,Piyesin ikinci gününde rejisörümüz bana “HADİ BAKALIM PERDE AÇILINCA SAHNEDESİN VE DÜKKANLARIN ÖNÜNÜ SÜPÜRÜP HERKEZE HAYIRLI İŞLER DİYECEKSİN.” dedi.O ana kadar herşeyi bilen ve herşeyi yapabileceğimi zanneden ben, sahneye çıktım. Meğer nekadar mukaddes bir yermiş orası. nerede olduğumu, ne yaptığımı ve nasıl dolaştığımı ve sorulan hiç bir soruya cevap veremediğmi bu günkü gibi hatırlıyorum. Sahnenden ayrılınca bülbül kesildim. İşte o andan sonra okul piyeslerinde,sahnenin ve okul sahnelerinin değişmeyen aktörü olacaktım.
Balıkesirde Lise,Ticaret lisesi ve Erkek Sanat Enstitüsü vardı. Ve Güzel sanatlar dalında okullar arasında ciddi bir rekabet ve yarış vardı. Ben çok iddialı olarak,Mollyerin SEVDA HEKİM piyesinde dadıyı, Baltacıoğlunu AKIL TACİRİ oyununda Akıl tacirini,Hababam sınıfı türündeki okul piyesinde başarılı baş rol oyununu haftalarca oynadım.Balıkesirde iki günlük gazete vardı. TÜRKDİLİ VE BALIKESİR POSTASI her ikisinde de hakkımda eleştiriler,tenkitler ve övgüler yazılırdı. Şimdiki sahne şovları gibi ben de o yıllarda bütütn sanatçıların taklitlerini yapar ve zamanın büyüklerinin yakaladığım komik taraflarını sahnede yapar ve büyük alkış alırdım
Çocukluğum.İstanbul ve Bandırmada,Okula başlamam ve okul hayatımın bitimi ve ilk iş hayatım Hava kuvvetleri olarak 1953 yılına kadar Balıkesirde geçti.
Hatıralarımı kurcaladığım zaman, Balıkesirin mahalleleri,hatıralarla dolu saat kulesi,Taşmektep diye anılan Balıkesir lisesi,Ticaret isesi,Kız Sanat okulu,Postahane binası Zağnos Paşa camii ve çerçiciler çarşısı Milli Kuvvetler caddesi,Tren istasyonu, Parkı,ve inşaatında çalıştığım Balıkedir stayomu ve Ordu Evleri.Lokaller ve çay bahçeleri.,Hatıralarımın büyük bölümünü içine alan Şehir sinaması ve Turneye gelen Devlet Tiyatrosu,İstanbul Darbibedeyi dediğimiz Tiyatroları ve Çok değerli ve çoğu rahmetli olan FERDİ TAYFUR,BEDİA MUVAHHİT,RAŞİT RIZA ZOBU,VE Birçok sanatçı topluluklarının konakladıkları Şehir otelinde onları ziratlerim tanışmam ve sanatla ilgili bilgi almam ve onlar gibi olmam için neler yapabileceğimi danışmam hayatıma kazınan konuşmaları unutamam. Bir konuşmamızda bende tiyatrocu olacağım dediğimde, Rahmetli BEDİA Muvahhit ve Vazfi rıza Zobu’nun şu sözlerini hatırlıyorumda günlüğümde doğruluyor.”Evladım,bizler alaylıyız,sen bizler gibi olma artık bu mesliğin okulları var sen oralara git ve mektepli olarak başla” Onlarla sahnede sanatcı olarak izlemek ve daha sonra da o zamanın imkanları ile kendilerinin hazırladığı otel odalarında kahvaltıda sohbet etmek unutulamayacak anılarımdır.(DEVAM EDECEĞİM.)
Bakın nasıl tanıştım kendileri ile; Tam anlamı ile ne olduğu hakkında bilgim olmayan PROSTAT şüphesi ile bana dostlarım “ihmal etme yaşın itibarile zorlanabilirsin ama doktora görün” dediler.

18.08.2009 tarihinde Uroloji servisin geldim,tanıştım tedavimi tahliller sonrası başladık.6 aylık periotlarla muntazam tahlil ve kontrolları yaptırmak suretiyle hiçbir şikayetim olmaksızın bu güne kadar geldik ve halen kontrol altında ilaç tedavisi ile yaşamıma mutlu bir şekilde devam ediyorum.
Geçtiğimiz yıl kendileri özel nedenlerle uzun süre hastane dışında kaldılar. Bu arada unutmadan belirtmem lazım. Ben benimle ilgili olsun olmasın,saydığım bütün dostlarımı arar ziyaret eder ve hatırlarını sormak gibi bir huyum olduğu için,kendilerinin yokluğunu hissettim,merak ettim,takip ettim ve sonunda hastanedeki görevleri başına geldiklerinde hasret gidermek için ziyaret ettim.Bu satırları İnternette anlatacağımı ve bunu için resimlerini çekmek istediğimi söyledim ve izin istedim.Yazmama izin verdikleri için,teşekkür ediyorum ve de böyle bir beyefendi doktorla hasta hekim ilişkilerini zedelemeden dostluk kurduğum için de kendimi mutlu addediyorum.
Sevgili dostlar,ben ve daha doğrusu biz pedük ailesi olarak çok şanslıyız. Ahır ömrümüzde sağlığımızın sıkca bozulduğu bu yaşlarda,bu güzelim hastanede bütün sağlık çalışanları ile iyi ilişkiler içinde olmaya çalıştığımız vede başta siz saygıdeğer doktorlarımız olmak üzere mükemmel ilişki kurmamıza izin verdiğiniz için çok mutluyuz.
İyiki varsınız.Hepiniz varolun.Sırası gelmişken bu temennilerimi de bu satırlar arasına sığdırmış olayım.Eylül/2012
Merhaba.Sizinle tanışmam ;hastalıklarımızla ilgili değil amma,Sevgili eşimin ameliyatına izin verip vermeme konusundaki ciddiyetiniz ve beni ikna edişinizdir.

Geçtiğimiz aylar içinde,sevgili eşim SULBİYE PEDÜK,ortopedik rahatsızlığında dolayı dizlerinden ameliyat olacaktı.ORTOPEDİ UZMANI Dr. Vahit bey ameliyat için ilgili ptosüdür gereği doktorların görüşlerini ve ameliyat için de sizin onayınız ın olması işçin de gerekli işlemlerin yapılasını istedi.
Eşimin,dahiliye vede kardeolojık sorunları var ve fakat ameliyat konusunda son kararı kardeolojı uzmanı DR.Ayşe uğur vefrecekti.O zaten uygun bulmamıştı.Ancak nihai kararı sizin vereceğinizi ben bilmiyordum. Sonuçta doyayı size getirdim. Baktınız,Telefonla Ayşe hanımı aradınız yerinde bulamadınız,ve fakat dosyayı vermediniz. Bilahere size geldim,İfadeniz çok net,yumuşak ve fevkalede ikna edici idi;
Dedinizki; ameliyat için mahzur yok.Ancak dosyanız bu hastanede eşinizin ameliyatına müsait değil.Hastanın kullandığı ilaçlar ın ameliyat öncesi ve sonrası aksatılması gerekli olabilir. O sıralarda ani bir komplikayon olursa Urla yani bu hastanenin yoğun bakım ünitesi yeterli değil,Allah korusun hastaya müdahalede geç kalınırsa iyi şeyler olmaz anlamında etraflıca konuştuk. Çok ekilendim. Dr Ayşe hanım da ayni şeyi söylemişti. Duygulandım.Tanımadığınız bir hastanın ameliyatından önce hayati tehlikesini olmadan olabilecekmiş gibi düşünmenizi taktirle karşadım.İnandım ve de İnternet sahifemde bunu değerlendirmek istediğimi söyledim,resimlerini çektim ve yazama izin verdiniz. Çok teşekkür ederim. Sizi hep sevgiyle anacağım ve de hiç unutmayacağım.
Eylül/2012.
Doktor Belkız Çolak beni siyatik ağrılarımın cerrahi müdahalesi olup olmadığı ve nasıl bir tedavi uygulanabileceği hakkında bir cerrah olarak görüşünü sorduğu ve beni gönderdiği Uzman Dr.Aydın beyefendiyi bekliyorum.

Geldi.Mütevazi,sırtında beyaz ceketi olmayan ve daha doğrusu (Sonradan ısrarla açıkladı.) beyaz ceket giymediğini ve de giymeyi sevmediğini ısrarla vurguladı.) tanıştık,Belkız hanımın bilgi notunu okudu.Benden,EMAR istedi.YOK ÇEKTİRMEK İSTEDİ VE hastalıklarımı sordu. Kalp damarımdan birinde stent takılı olduğunu söyledim. Durdu: Bu iş olmaz dedi.
Neden dedim. Stent varsa emar çektiremeyeceğini hele narkozla ameliyat yapılamayacağını en azından kendisi bu riski alamayacağını ve beni de ameliyat riskine sokmayacağını ısrarla söyledi. Neden dedim: Stent metal dedi. Gerek emar vede gerekse narkozda metali etkiyecek unsurların, kalbim açısısnda sakınca doğuracağını ve bu sebeple de bu riski taşımak istemediğini ve beni de ameliyat riskini unutup,başka tedavi yolları aramamızı söyledi.
Düşünebiliyormusunuz sevgili dostlarım: Bir doktorun hasta olarak geleni insan olarak görmesi,hastanın olabilacek tehlikelerden şüphe ederek riske sokmak istemediğini,ve ağrılı hastaığının tesavisinin başka çarelerinin aranmasını önermesi. ÇOK İNCE BİR DUYGU.
Benim bu düşüncelerime sizler katılmayabilirsiniz. Ama bence çok önemli.Benim sağlığımı,hastalığımdan daha öne alarak bana telkinde bulunması, işte bu Urla hastanesinde benim gördüğüm hekimlerin hastalarının hayatlarını nekadar düşündüklerinin işaretidir.
Aydın bey,çok tatlı hoşsohbet bir kişiliğe sahip. Samimi insan canlısı ve diğer doktor dostlarımın bazıları gibi pozitif enerjisi olan kişiliği beni etkiledi.
Sordum: Benim etkilendiğim ve de fayda,yarar ve sıcak ilişki gördüğüm doktorlarım için internette Wep sahifesi yapacağımı,resimleri çekmek istediğimi,müsaadesi olursa görüşlerimi objektif olarak yazmak istediğimi anlattım. Çok sıcak bir ifadeyle ve de gülerek katılacağının söyledi.Katıldı,resim çekmeme izin verdi hatta benim ısrar ve ricam üzerine beyaz ceketini giydi.
Resimlerini çektim. Sahifeme yazdım ve resimleri koydum.
Genç,tatlı mesleğini seven insan canlısı böyle bir dostu tanıdığım ve hele hekim olarak beni kuçakladığı için kendisine çok teşekkür ederim
Saygıyla elini sıkar,sevgiyle yanaklarından öperim.
Eylül/2012.
Merhaba, hoş geldiniz.hastanemize atanıp görevine başladığı ilk günlerde ben odasının kapısı çaldım,girdim ve yukarıdaki cümleyi söyledim. Güldü; Ben devam ettim. NEZAMAN GİDİYORSUNUZ? Dedim. Tekrar güldü ve pozitif enerjisini,ve elektriğini dağıtarak cevapladı. GİTMİYORUM.URLAYI SEVDİM İlk diyaloğumuz böyle idi. Nedeni ise,Urla Devlet Hastanesine atanan bazı doktorların çok kısa bir süre sonra başka illerde başka hastanelerde görev veya başka nedenlerle gittiklerini gördüm. Özellik bir hasta olarak bizim hastalıklarımızla ilgili olanlar için di.Bu açıdan bakınca hele hastanemizde eksikliği her zaman hissedilen,aranan vede gerekli olan KARDEOLOJI bıranşı çok önemli olduğu için.

Mesleğine aşık vede hastalarına özellikle benim ve sevgili eşimin kalp rahatsızlıkları için yaptığı muayene ve uyguladığı tedavi vede tedavilerini yönlendirmesi,takipçi olması nekadar memnun olduğumuzun ifadesi ve bütün hastların da da ayni memnuniyeti benim görmem çok önemlidir.
Bizim aile olarak gerek öteden beri devam edegelen hastalıklarımızın tedavisi ve ileri yaşlarda olduğumuz için hastalılklarımızın kontrolları için hastanemizle ilişkimiz oldukça sık oluyor. Benim hastanemizin bütün çalışanları ile ilişkimin çok iyi olması her kez hakkında kanat sahibi olmamı gerektiriyormuş gibi geliyor bana.Herkezi güler yüzlü görmek ve bunu yapamayanların da yapanlardan örnek almaları gerektiğini elimden geldiğince ifade ediyorum. Kanaatimce seviliyorum.
Sevgili dostlarım: Doktorumuz Ayşe hanım okadar mükemmeldi, anlatamam. Bakın ne oldu: Eşim,dizlerinden ameliyat olacak.Ortopedi doktorumuz Vahit bey tetkik ,görüş ve onay için ilgili hekimlerin amelita uygunluğunu usul gereği istedi. Eşimin diğer rahatsızlıklarından dolayı ameliyatına müsaade edecek dktorlardan biri de Sevgili Doktorumuz Ayşe Uğur idi:
Eşimi çok uzun ve derin bir muayeneden sonra verdiği karar. Olamaz.Ameliyattan sonra bir komplikasyon olursa hastanemizin yoğun bakım ünitesi yetersiz.Çok gerekli ise daha büyük bir hastanede yaptıralım dedi. Ve Eşim için değil hasta için önce onun hayati önemini düşünüp,bizi ikna etmesi.Çok önemli.Kendisine teşekkür ettik.Takdir ettik ve de büyük saygı duyduk,biz ailecek. Gördünüzmü? Bu güzel insanlar vede Doktor Ayşe ablamız sevilmezmi?
Doktor Ayşe Sıdıka UĞUR’ ablamız başta olmak üzere ayni şekilde düşünen,uyaran ve hastalarını koruyan,(yazacağım; Nihat bey,Cemil bey gibi) hastamemiz doktorlarına sevgi ve saygılarımızı iletiyoz. İyiki varsınız.
Eylül/2012.
Seni,yıllar öncesinde Bozyaka Eğitim Hastanesinde,göz ameliyatım için yattığım sıralarda tanıdım.
Eğitim hastanesi olduğu için o yıllarda ass.dr.idi.Arkadaşları arasında fark ediliyordu. Yıllar sonra Urla hastanemizde sevgili Orçun’u Uzman doktor olarak görünce nekadar memnun olduğumu anlatamam. Sessiz sakin ve uysal görünümlü olması ve mesleğini severek yapması,hastalarına yapıcı davranması insana güven veriyor.

Benim eşim benim göz ameliyatımda yaşadığım olumsuzluktan sonra ameliyattan çekinir olmuştu. Sevgili Orçun onu birer ay ara ile iki gözüne de başarılı ameliyat yapması,onu bize ailecek daha da bağladı. Muayene odasını son sistem cihazlarla donatılmasından sonra daha verimli,istekli ve coşkulu mesai yapması ve zamana karşı hastalarına sıcak davranması,çok güzel bir olay.
Doktorlarımızın sekretaryasını yapabilen ve işini seven sağlık çalışanı bazen şans olduğuna inanıyorum.Bu açıdan,Orçun’un yardımcılığını yapan FATİH onun için ve hastalar için de birebir şans. Sanırım Fatih Göz servisi ve hastaların işlerini bir hayli kolaylaştırdığı sevildiğinden anlaşılmaktadır.
Umarım her ikisi de hastanemiz ve hastalarımız için yapıcı taraflarını diğer bazı servislere de aşılarlar. Eylül/2012
BAŞARILAR SİZLERİN OLSUN SEVGİLİ ORÇUN KARDEŞİM.
Biz sevgili eşimle birlik te yıllardır Romatizmal hastalıklarından ızırap çeken bir aile idik. Bu yönden özellikle diz ve bel ağrılamızdan şikayetlerimizi hep ORTOPEDİ DOKTORLARINA gösterdik,muayene edildik(çoğunlukla Ass.hekimler) şikayetklerimizi ilaçlarla tedavi yönüne gittiler ve de en önenmlişi tedavisinin başka çaresi olmadığı ağırlıkla söyleniyordu.Alışmıştık.Hiç bir ortopedi doktoru bizi fizik tedavi doktoruna yönlendirmedi.
2007 yılında URLA HASTANEMİZDE başka bir hekim muayenesi vesonucu için tahlillerimizi beklediğimiz sırada, bir aile dostumuz ayni şikayetleri için Fizik doktoruna gidiyordu.Takıldık bizde karı-koca gittik.Bizi muayene eden doktor,BELKIZ ÇOLAK idi. İlgi ve muayene çok mükemmel.GEREKLİ TETKİKLER,FİLİMLER,TAHLİLLER.Acayip SSK hastanesinde sağlığımıza ilgi bizi şaşırttı. İnanın, dayanamayıp sordum: Siz hep böylemisiniz, şimdiye kadar neredeydiniz ve biz sizi şimdiye kadar neden bulamadık.Gözlerimiz yaşardı.(Duygularım hala taptaze ve ayni .)

Yıl 2011. Eşime İltihaplı romatizma hastalığı teşhisi koydu(Tabii tahlil ve tetkiklerden sonra)tedavi edildi ve bir yıl sonra Ortopedi doktoru romatizmanın tamamen iyileştiğini ve nasıl olduğunu sordu.
Kemik erimesi varmış tedavisi çok ciddi bir şekilde yapıldı. Netice fevkalade iyi. Ve şu ana kadar vede hala romatizmal bel ve diğer hasrtalıkları redavisi Ailemizin bireyi haline gelen BELKIZ ABLAMIZ’CA YAPILMAKTADIR.
Bana gelince romatizmalar ağrılamdan şikayetlerimi , başta fizik tedavisi olmak üzere kontrollu ilaç tedavisi ile yapıldı ve halen devam ediyor. Netice olumlu.Halen Siyatik tedavisini Sevgili Doktorukmuz Belkız ablamız sürdürmektedir.
Taktir ve teşekkürlerimiz o kadar sonsuz ki; bizim gibi hastalığı olan diğer hastalarla da konuşmalarım da okadar memnuniyet verici ki, gururlanmamak elde değil. Benim Siyatik ağrılarıma cerrahi müdahale olup olamayacağını öğrenip tedavimi ne yönde yapması gerektiği için beni Hastanemizde BEYİN CERRAHI UZMAN DOKTOR AYDIN CANITEZ’e gönderdi: Gittim serviste beyin cerrahı arıyorum.Operasyonda imiş bekledim geldi. Tanıştım şaşırdım nedenmi? Onu da Ona ait bölümde Doktorlarda lütfen okuyun.
Sevgili dostlarım: Önce Urla Devlet hastanesinde sağlık kontrollarımızı yaptırdığmız için çok mutluyuz. Hastanemiz bazı eksikleri olmasına rağmen doktorlarımız okadar iyilerki, özellikle biz pedük ailesi olarak,kendimize göre söylüyorum.HASTANIN HAYATINI TEHLİKEYE SOKACAK BİR TEDAVİ UYGULAMAMAK İÇİN aralarında mükemmel dayanışma yapıyorlar.Bu vesile ile diğer doktorlarımla ilgili görüşlerimi belirtmeden öce SEVGİLİ FİZİK TEDAVİ UZMANI DOKTOR BELKIZ ÇOKAK ablamıza biz pedük ailesi olarak minnetlerimizi sunarız.
Eylül/2012.
Sevgili dostlar: malumunuz 2006 yılından bu yana hastanemizin değişik servislerinden hizmet alıyorduk. Dahiliye konusunda bize göre pek şikayetimiz yok görünüyordu. (daha ziyade, benim kardeoloji, eşimin romatizmal hastalıkları ağır basıyordu) Oysa geçmişlerde genelde değişik hekimlerin ve de bizim bilgiçliklerimizin faturası eşime çok ağır çıktı.

Önemsemediğimiz bronşit rahatsızlığı,geçtiğimiz yıllarda bir gece evde tkanma,nefes alamama ve ciddi krize girme şikayetleri için hastanemizin açil servisine kötü bir vaziyette getirdik. Minnet ve sevgiyle anmaktan gurur duyduğum komşumuz ayni hastanenin ameliyat hemşiresi NİLÜFER TEKİN,Bizim arkamızdan hastaneyi ve tesadüfen dahiliye servisinde nöbetçi olan sevgili doktorumuz NİHAT KURTULUŞU arıyor ve yardımını istiyor. Allahın sevgili kullarıyızki,Nihat bey acile gelip doktorlarla yaptığı koordinasyon neticesi acil müdahale,tedavi ve yoğun bakım yatırılma vede sevgili doktorumuz Nihat beyin yardımı ile hayati tehlike atlatılıyor.ve bizde endişe başlıyor. Uyguladığı “Göğüs hst.uzmanı ile yaptığı iştişare sonucu” uzun soluklu teşhis ve tedaviler neticesi,eşimin geçirdiği,kısmi felç,kalp yetmeliği,ve de en önemlisi şeker hastalığı tedavileri dahil,bu güzel insan sanki bizim aile doktorumuz oluverdi ve ailemizin özellikle eşimin bütün sağlık sorunlarını”tabii braşı dahilinde”çözen,yönlendiren,bütün hastalarında olduğu gibi bizim de derlerimize ilk ve devamlı yetişen bir dost oldu.
Eşimin sağlık sorunları ile ilgili ani acil müdahaleleri için gitmek zorunda kaldığımız bütün hastane hekimlerinin teşhis ve tedavileri,Sevgili doktorumuz Nihat beyin kulaklarını her defasında çınlatmıştır.