Ay: Ekim 2014
SAĞLIK DEYİNCE
Biz İzmir’ e 1998 yılında göç ettik. Sağlığımızı kazanmaya başladığımız yerlerde daha önceleri önem vermediğimiz sağlık sorunlarımız artarak çoğalmaya başladı. O tarihlerde Bozyaka – Buca SSK hastanelerinden yardım alabilmek için, bütün şartların zorluklarına rağmen Gece yarılarında kuyruklara girmek, Uzman doktorlarımızı mum’la aramak, sağlığımızı Ass. Dr. lara emanet etme ve tedavilerimizi devamlı değil de ilaçla yapmak (Tabii verilen ilaçları da SSK eczanelerinden alabilirseniz.) gibi mücadelemizde özellikle benim sağlık sorunlarımla ilgili mücadelemde, bize güven veren Bozyaka SSK hastanesi idi.
Ben kroner kalp rahatsızlığımda ambulansla Bozyaka Acile gertirildiğimde saatler süren tetkik neticesi servise yatırılmam acil anjio teşhisi konulması, havele ile özel hastanede anjio ve arkasında stent takılması işelerimin süratle takibi, tedavisi ve sonraki tedavi ve takiplerimdeki benim de cabalarımla yapılan muamele bizi bu hastanenin müdavimi yapmıştı.
Ta ki 2006 yılı şubat ayına kadar…

2006 yılı şubat ayında şimdiki ikametgahımız olan yeni yerleşim alanı Güzel Bahçeye bağlı hizmetini Urla dan alan KOCADAĞ ın eteklerine inşa edilmiş 197 müstakil irili ufaklı villa tipi evlerden kurulu DADAŞ KENT YAPI KOOPERATİFİNDEN aldığımız mütevazi evimizi kaba inşaattan oturulacak hale getirip taşındık.
SEVGİLİ DOSTLARIM: Çok önemli bir konuya açıklık getirmem lazım. Ben bu WEB sahifesini yapmaya karar verdiğimde olayların bu kadar genişleyeceğini düşünememiştim. Ancak gördüm ki, hastanemizin bütün servisleri ve doktorlarımız dahil çalışanları sanki ayırmış gibi olduğumu hissetmeye başladım ve son derece rahatsızlık duydum.
Oysa bütün sağlık teşkilatımızın birbirinden değerli kişilerden oluştuğunu biliyorum ve hepsine de ayrı ayrı saygı duyuyorum.
Benim bu sahifelerde yazdıklarım,bizlerin sağlık sorunlarımızla birebir ilgili sizler olduğunuz için samimi duygularımı onların üzerine yoğunlaştırdım.
Bizleri sağlıklı yaşatmak için değerli bilgilerini ortaya koyan, muayene eden, tedavi edecek bütün tıbbi olanakları kullanan ve sadece bizlerden bir hayır dua ile teşekkür bekleyen bu güzel sağlıkta uzman olan doktorlarımıza ve bütün çalışan sağlık personeline bütün kalbimle teşekkürü bir borç biliyorum.
Gönlüm o kadar çok şeyler istiyor ve bütün sağlık teşkilatını ayrı ayrı inceleyip yazmak ve sağlığımızda önemli rol üstlenen sizleri önce bir hasta olarak sonra da meraklı bir vatandaş olarak benim gibi düşünmeyenlere de örnek olması bakımından yazmak isterim. Tabii kısmet olursa.
Lütfen gönül koymayın,
Ne olur sevgili dostlarım sizlerde benim yaptığımı yapın ve teşekkür edin..
Eminim yapıyorsunuzdur, en azından deneyin.
GÖRECEKSİNİZ ÇOK MUTLU VE BAHTİYAR OLACAKSINIZ.
Yüce Atamızın dediği gibi;
“BENİ TÜRK DOKTORLARINA EMANET EDİN” cümlesi ile huzurlarınızda saygıyla eğilirim Efendim.
Eylül/2012.
SERVİS HEMŞİRELERİ
05.11.2012 den beri Siyatik ağrılarımın tedavisi için Hastahanemizde yatıyorum.
Bu sefer yatışım ile birlikte hastanemizin, servislerimizin ve çalışanlarının durumlarını da incelemeyi de karar aldım.
Kaldığım servis 2.ci katta,içinde Nüroloji,İntaniye,Cildiye,Pisikiyatr ve Fizik tedavileri için yatan kadın ve erkek hastaların bulunduğu yer.
Yukarıda belirttiğim ve resimleri bulunan hemşire ve hizmetli kadrosu bu servislere hizmet veriyor. İlgili doktorlarımızda kendi bölümlerinde yatan hastalarını her sabah polikliğine inmeden vizite gelirler bakarlar tetkik ve tedaviler ile ilgili görüşlerini aktarılar ve de hastalarına şikayetlerini sorarlar. Doktorların her sabah gerektiğinde öğle ve akşam üstü olmak üzere gerektiğinde gelip hastalarını muayene ederler.Çok önemli olan nedir bilirmisiniz: Bu doktorların nedense yüzlerinden gülücükler eksik olmuyor.Hastalarının vizitlerin de (Tabii önce benim fizik tedavi servisim için.) hastaları üzerindeki etkileri yapıcı,moral verici oluşu hastalarda farklı bir güven tesis ediyor. Servis hemşireleri,hastaların kaprisli olanına ve her şeyden şikayetçi olan hastalara dahi nedense kızgınlık gibi tepki göstermedikler gibi,daima güler yüzlü,işlerini zamanında ve severek yapan ve hastaları ile mesafeli olarak müşfik bir şekilde işlerini yapışları izlediğim hastalarda emin olun çok müsbet etki bırakıyorlar ve seviliyorlar. Hastaların acil çağrı zillerine zaman mefhumu gözetmeden gelip yardımcı oluşlarında bile hiçbir menfi tepki yüzlerinde görmedim.
Şukadarını söylemem lazım,eşimin hatalıkları ile ilgili başka hastanelerde çok kere yatılı tedavi için bulunduk.Buna benim hastalıklarım da dahil.Yattığımız servislerde hemşireleri daha ciddi hastalara karşı pek sevecen olmayan tavırları,hasta olarak başta biz dahil etrafımızdaki hastaların memnuniyetsizliklerini çok gördüm ve bizler hastabakıcı veya hemşirelere istekte bulunmaya korkar olduğumuzu çok defalar gördük.Onun için benim hastanem diyorum (Urla devlet hastanesine)Polikilingler dahil benim yattığım servislerdeki hizmetliler,hemşireler elleri öpülesi insanlar dır. İyiki onlar bu hastanede görev yapıyorlar.Hepsine yürekten teşekkürler ederim.Bu teşekküre eşim de katılmaktadır.
Kasım/2012 1) Güllü Kütük Sekreter 2) Eda doğan Hemşire 3) Dilşat yiğit “ 4)Kevi Özkaya “ 5) Zümray Polat “ 6) Gülenay Kaplan “ 7)Ayşe Şimşek “ 8 ) Bircan Künalı Servis temizlik elemanı .
GÜLŞAH BABİR
SEVGİLİ DOSTLARIM.
Bilyorum sizlerden epey zamandır uzak kaldım.Hoş göreceğiniz biliyorum.Sorunlar birikince ve kafa da dolu olunca daha doğrusu yazacaklarıma konstre olamayınca yazmak istediklerim erteleniyor.
Neyse, bu gün sizlere çok farklı bir yazı yazacağım. Bu, tutkum olan ve çok sevdiğim TOYOTO marka arabam ve onun servisi ile ilgili olacak.
Benim TOYOTO COROLLA 1997 model. Ben ikinci el olarak 20/Temmuz/2000 de İzmirde toyota bayiliğini yapaN çok sevdiğim bir firmadan aldım.Arabamın bakımından sonra teslim almaya gittiğimde, hala o günü heyacanla hatırlarım.Servis görevini yapacak olan bir hanımefendi.Çok güzel kendinden emin ve sevecen cana yakın.İçim titredi.Kanım kaynadı ve inanın aşık oldum. Şimdi Yıl 2014 ve Ağustos aynın 23 ü. Bitmeyen ve giderek artan sevgim bütün ailemi kapladı ve hepimizİN ağzında sakız olan isim GÜLŞAH BABİR. Dert ortağım özlemimin bitmeyeceği candaşım. Selam,ve kucak dolusu sevgiler.
15 yıldır arabamın herşeyi ile sorunlarımı gönül rahatlığı ile çözen herkez tarafından sevilen ve İzmirde TOYOTO araba sahibi olupta onu tanımayan kişi(Titri,kariyeri,ünvanı ne olursa olsun)olduğuna inanmıyorum.
Şu anda Güzel İzmirde büyük bir şirketin biri Gaziemirde diğeri Karşıyakada olmak üzere ikiyerde (önemli marka olan otomobil) servis Müdürlüğü görevini başarı ile yürütüyor.
Gülşah Babir ile yazacaklarımın devamını daha sonra resiMleri ile paylaşacağım.Şimdilik bu sahifeye kapatıyorum
YUVAYA DÖNDÜN AYŞE HOCAM.
Kardeoloji uzm.Dr.Ayşe Sıdıka ÖNEL.
Sevgili dostlar;
Bu yazım biraz şahsi ve nostaljik olacak.Hoş görün. Yazımın başlığında da anlaşılacağı üzere,konu,Sevgili doktorumuz Kardoloji uzmanı AYŞE SIDIKA UĞUR hanımefendi.
Kendilerinin, hastanemize atandıkları günlerde sorduğum sorulara içtenlikle verdiği cevaplar,bu sitemde kendilerine ait önceki yazılarımda görebilirsiniz
Güler yüzü ile hastalarına verdiği moral; muayene ve tedavi yöntemlerinin çok önünde iyi geldiğini bizzat ben ve sevgili eşim yaşadık.
Gördük,sevdik ve bütün kardeoljik hastaların da memnuniyetini işittikçe mutlu olduk.
Ben kendi adıma hastaneye hangi nedenlerle olursa olsun geldiğimde Sevgili Ayşe ablamızı ziyaret eder,gülen yüzünü görür ve iyilikler dilerdim.Son zamanlarda kendilerinin gülüş ve ifadelerindeki donuklukları gördükçe birşeylerin ters gittiğini farkettim ve dayanamdım sordum.Cevap malum,ayrılık ve AYRILDILAR . Sizlerce görevleri ititbarile normaldir,Çünkü Geldikleri gibi başka yelerdeki hastalara da hizmet götürmeleri tabiidir.Evet doğrusunuz da, hakikat o değil. Artık Hekimlik yapmayacağı çalışmayacağı ve kendilerini emekli etmeleriydi. Oldu,ayrıldılar ve yerine kıymetli ve sevecen başka bir Kardeolıji uzmanı geldi,ve hastanede hayat devam etti. Alışmaya çalıştık,alıştık ve fakat özlem bitmedi. Ben müşterek diğer Doktor dostlarımla selam göndermeyle yetindim.
Dostlarım,konu kişiselleşmiş gibi görünse de bence öyle değildi. Nedenmi? Sevgili ayşe ablamıız DOKTORLUĞU bırakıyordu.
Günler sonra seviçli bir haberin ilki, başka bir doktorumuzdan geldi..”Gözün aydın.Ayşe hanım geri dönüyor ve temelli yuvaya dönüyor”. Sevincimi hemen hemen herkezle paylaştım ve sonunda EYLÜL/2014 de Ayşe ablamız göreve başladı.Hastenemizde iki Kardeoloji uzmanı oldu.Çok ta iyi oldu. Benim sevincim,öncelikle Ayşe ablamızın mesleğine geri dönmesiydi İnanın benim kadar birçok hastası ve meslektaşı da sevindi.İşte onun için YUVAYA HOŞ GELDİN AYŞE ablamız diye bu satırları sizlerle paylaşmak istedim.
Bu arada bizimle ilgili enteresan olaylar gelişti,sevgili eşim,Sulbiyem; düştü ve evde ayağını kırdı,diz kapağı altından kaval kemiği kırıldı.Açilde ilk müdahele,hafta sonu olduğu için telefonla ulaşılabilinen Ortepedi uzm.doktorumuz Vahit hocanın müdahelesi ile hastaneye yatış ve yapılacak işlem AMELİYAT. Tabii ameliyatta sorun yoktu. Eşimin şeker ve kalp yetmezliği sorunu olduğu için diğer doktorların, özellikle Kardeoloji uzmanının ameliyata olumlu veya olumsuzluğuna Aneztezi uzmanıyla karar vermeleri gerekliydi. Eşimin ameliyatına izin verilmezse alçı ve diğer yöntemlerle tedavi edileceğini sevgili Vahit hoca söyledi.Ben ve eşim kardeolojik rahatsılığımızda dolayı Ayşe ablamızın hastasıydık.Çok titiz ve ameliyata da müsbet karar vermesi çok zor olan bir durumla karşıkarşıydık. Ayşe ablamız, Eşimi çok ciddi muayeneden geçirdikten sonra ameliyatına izin verdi.Gerekli tedbirler ve ilaçların uygulanma süresi içinde devamlı laboratuvar bulgularının da takibi sonunda eşim ameliyata alındı.Çok değerli Ortopedi uzmanı Vahit Hocanın ameliyatı 15 dakika sürdü.Başarılı ameliyattı. odasına alındı yatağına yatırıldıktan sonra aniden komplakasyonla karşılaşıldı. Hemşirelerin ve anında Ayşe ablanın fekalade ciddi müdaleleri sonunda eşim normale dönmeye başladı ve önümüzü görebilmek için yoğun bakımda müşahede ve kontrol neticesi kısa sürede taburcu oldu. ve ameliyat dikişlerinin dışında sorunsuz olarak eve aldık eşimi.Çok mutluyuz.
Dostlarım , Sevgili Ayşe Sıdıka Uğur hocamıza yuvaya döndüğü için teşekkürlerimizin yanında,eşimin Ortopedik ameliyatını (diğer hekimlerin olumlu cevabı sonunda) başarılı bir şekilde gerçekleştiren Ortopedi Uzmanı Vahit Hocamıza,Anestezi Uzmanı hocamıza ve özellikle servis ve yoğun bakım hemşirelerine,sağlık çalışanlarına ve bilhassa ortotopedi servisindeki heryere koşuşturan Ahmet kardeşimize özellikle teşekkürler ederiz.
SAĞLIK DEYİP GEÇMEYELİM.BÜTÜN SAĞLIKÇILAR DAHİL,HEMŞİRE VE HEKİMLER İYİKİ VARLAR.
Eylül/2014 Alaeddin PEDÜK.(0532 360 50 80 )
ACİL SERVİS.
Sevgili dostlarım;
Ambülans sesini duyduğumda,acil servis ömündeki kalabakları gördüğümde o hastalar için acil şifalar diler ve dualar ederiz. Allah eksiklerini göstermesin. Bizim ve özellikle eşimin ambülansla acil serbvislere götürüldüğü günler hep benim için üzüntü ve merakla bekleyişler olmuştur. Son eşimin ayağının kırırlması sırasında ambulansı aramam,ve ambulansın gelmesi ortalama 8-10 dakika.İyi de içindeki doktor ve ekibinin sıcak ve müşfik müdahelesi bana sadece candan teşekkür etmeyi gerektirdi. Onlar ise mütevazi bnir eda ile “İşimiz bu demekle yetindiler.
Urla acile eşimi getirdiler ve teslim ettiler. O günkü Acil servis nöbetinde olan Dr.İZZET FUAT GÖKTEMEN ve servis hemşirelerinin gerekli müdahaleleri,tetkikler rontgen dahil teşhiste DR.izzet hocanın “ayağında dizkapağı altında kaval kemiğinde kırık var demesi beklemediğimiz bir cevaptı.Hafta sonu olmasına rağmen gerekli telefon temasları sonu yatırılmasına karar verildi.Beklemiyorduk.
Bu arada Dr İzzet beyin acile gelen diğer hastalarla aciliyetine göre müdahelesi,gereğini yapılması için ekibini yönlendirmesi ve herkezle ilgilenip hastaların mutluluğu için çaba harcaması anlatılması bence zor bir dururm. Ne yalan söyleyeyeim, geçtiğimiz yıllarda yine acile gitmek zorunda kaldığımızda böyle ilgi v e alaka görememiştik tebayağıı korkmuştum.
Gelelim eşimin dururmuna.Metrakla bekliyoruz.Kırırk ayak,ve alçı ve bu işleri yapacak ek,p kim ve nerede diye. İnanaın Dr.İzzet hoca eşimin ayağını tabandan kalcaya yakın yetre kadar alcısını bizzat tyaptı. sardı sarmaladı ve bizi sağlık temennisiyle servise uğurladı.
Bu olayl benim yazmam ve fotoğraflarını çekmem gerekliydi.Kamerayı çıkardığımda merak ve neoluyor diye müdahele edilmesine Sevgili Dr.İzzet hocanın olumllu yaklaşıyla resimleyebildim.
Biz daha önce de eşimi acil servise getirmiştik hrm de bir kaç defa.O zaman tesadüfen nöbette olan Dr. TÜLAY BAL ve ekibine tesadüf etmiştik.İnanaın yukarıda anlattığımın bir başka versiyonu ise eşimin nefes alma zorluğundan şikayeti idi.Ayni titizlik ve önemseme ile Dr.Tülay Bal hanımefendi gerekeni bizzat yaptı ve neticeyi eşimin tedavisini yapan Dr.Nihat KURTULUŞA devfretti. Ya işte böyle sevgili dostlarım.
GERÇEK ŞU,DOSTLAR: Her gelen hastaların ve yakınlarının dururmlarına göre depresyonlarrı farklı olunca
acil servisteki bütün ekibin sinir sistemine hakimiyetlerine saygı duymamak elde değil
Acil serviste görev yapan bütün Doktor,hemşiree ve sağlık çalışanlarına sabır,güç ve tehammülleri açısından teşekkür etmemiz lazım. Unutulmamalıdxır ki, Acil servis birgün hepimize de lazım olabilir.
DOKTOR VE ÇALIŞANLARIN RESİMLERİ
REABİLİTASYON-Elektro Fizik Servisi
Fizabilitasyonik Terapi servisi:Rehabilitasyon ve elektrofizik salonlarında görev yapan sevgili dostlarım; bizlerin romatizmal hastalıklarının ilaçsız tedavisi olan ve bizim anladığımız dilde ekzersiz tabir ettiğimiz tedaviye bizlerde uygulayan ve sağlığımızın devamı için yapmamız gerekenleri bizlere anlatanlardır.
Ve bizim özellikle de benim tedavimde ve görebildiğim ayni dönem hastaların tedavisinde çok sağlıklı ve faydalı yöntemi uygulayan bu mahir dostlarımı; Hüseyin Özgür Ünite görevlisi,Burcu Özcan, Neriman Akkurt fizyoterapist, Özgür Yeşilyurt fizyoterapist, Ebru Gaygısız ,
Sizleri saygıyla ve sevgiyle selamlarım.
Başarılar dilerim..hoşgeldiniz..
Bakınız; Ben ve sevgili eşim uzun yıllar romatizmal hastalıklardan şikayetçiyiz, ve Sevgili Dr.umuz BELKİZ ÇOLAK ablamızın tedavi yöntemi gereği bu dostlarımdan sevgili ÖZGÜR YEŞİLYURT’u 3 yıldır,sırası ile Hüsyin Özgürü, Neriman Akkurt’u ve Burcu Özcan’ı yakınen tanıma fırsatı bulduğum gibi,Ortopedi ameliyatları sonrasın da dahi o hastaların terapilerine bizzat dahil olan başta Sevgili Özgür olmak üzere bütün ekibi takdir ve tebrik etmemek çok büyük insafsızlık olur.
NÜROLOJİ POLİKLİNİĞİ
Sevgili Dostlar, Merhaba.
Urla Devlet hastanesi ve bütün camiası ile ilgili yazılarımı,objektif olarak yazıyorum ve bizim hastalıklarımızı branjlarına göre görmesi gereken Sevgili Dr.larımıza müracaat edip,tanışıyor tedavi süresince görüşlerimi sizlerle paylaşıyorum.
Bu sefer öğle olmadı, Sevgili eşim Felc geçirmişti son son olarak hastalığı ile ilgili şikayetleri biziz acil servişse getirecek kadar artınca tedavisini, Sevgili ve beyefendi Nuroloji Uzman Drİbrahim bey bakıyordu. Eşimin tedavisi devam ederken kullandığı ilaçlara rağmen şikeyetleri artınca randevusuz olarak gittik.Doktor izinli olduğu için gidişlerimizde kendilerine ulaşamadık.

Eşimin hastalığından endişe duyduğumuz için Dr.Bülten hanım’a ranevu aldık ve bekliyoruz. Alışkanlık isim olarak Bülten’e dikkat etmeden Erkek Bülent Dr. beklerken dikkatimizden kaçan hatayı farkedince düzelttik .
Bekleme sırasında eşimin durumunu gören başka hastalar bize Dr.Bülten Hanım hakkında memnuniyet veriçi görüşlerini söylediklerinde fevkalade mutlu olduk. Kendileriyle tanıştığımızda ve eşimiz şikayetlerini dinleyip muayene ederken eşime sorular sorup durum değerlendirmesi yaparken ,dediler ki; Şikayetler Özellikle ense,,boyun ve omuz ağrıları üzerinden olunca tedaviyi değişik yöne çevirdiler,MR çekimi, ve bu arada ilaç tedavileri ve MR.ın neticesinde görüşme.
Bütün bu olaylar muayene odasında olurken büyük bir hayranlıkla sevgili Dr.u izliyorum.Güler yüzlü,fevkalade moral verici anlayacağımız şekilde olayları anlatımı sempatisi,sıcaklığı beni mutlu etti. Ve dedimki. (Kulakları çınlasın Fizik tedavi Uz.r Belkıs hanıma çok benziyorsun.sıcaklığınız,ilgi ve alâkanız gibi lafları içimden geldiği gibi söyledim).Sevgili Dr.Hanım.Çok iyisiniz sizinle ilgili görüşlerimi yazıp sitemde yayımlayabilirmiyim.Haklı bir tereddütten sonra müsaade ettiler ve ben her zaman yanımda olan kameram ile fotoğraflarını çektim ve tesadüfen biraz tenha idiler de bu fırsatı birlikte değerlendirdik.
Her zaman söylerim Bizim hekimlerimiz bir başka oluyor.Allah eksikliklerini, göstermesin.Biz PEDÜK ailesi olarak çok memnunuz.Sağlığımız bizden çok korumaya çalışan bu hekimlerimize ayrı ayrı teşekkürler ederiz. Bu aileye sizin gibi güzel,dirayetli yapıcı ve bizleri birer hasta değil de bir yakın gibi görmenizi ifade etmem çok zor. İyiki varsınız. Ve hep var olun.Sevgili Doktorumuz Bülten ablamız. Temmuz/2014.
Alaettin PEDÜK’ve Esim SULBİYE (0532 3605080)
BAŞ HEKİM Dr.HALİS BAĞ.
Genç vakur kendinden emin,İşine hakim ve ekip çalışmasına önem verdiğini hareketleri ve uygulamaları ile hastanede kaldığım 2 hafta da müşahede ettim. Öncelikle ben 5.kasım da yattım başhekimde ayni günlerde göreve başlamış.Kendisi ziyaret için fırsat kolladım sağolsun Nazmiye ablamız bir ara fırsat yarattı ve ayaküstü hoş geldiniz dedim.Son güne yani benim taburcu olacağım güne kadar resim çekme,ve kısa da olsa görüşme fırsatı yine Nazmiye ablamın gayreti ile buldum.

Odasına girdim.Çok kibar ve ciddi sevecen ve saygılı bir ifadeyle beni ayakta karşıladı.Resim çekmek için ricalarım sonunda makamına oturdu.Çok beğendim.Geçmiş olsun dedi.Amacımı anlattım. Münasip buldu.Resim çektim ve de konuştum.Yönetimin başına tecrübeli gençlerin gelmesi gerektiğini,kendileri gelir gelmez ekibiyle faaliyetlerini hızlandırdığını,benim görüştüğüm kişilerden aldığım bilgileri aktadığımda mütebessim bir ifadeyle tevazu göstererek “Birşeyler yapmaya çalışıyoruz” şeklinde mütevazi yaklaşımı fevkalade olumlu ve tokalaşırken elimi sıkışı bana başarının işaretlerini vermişti.Gözlerine bakarak beni abul ettiği için teşekkür ettim ve Ekibiyle birlikte başarılar diledim.Konuştuğum çok kısa zaman diliminde sordum ve olumlu cevap aldım. Başhekime ulaşmak yeterli değil o kapıdan içeri girebilmek için ve de Başhekimlik makamını fuzuli işgal edilmesini önlemek,Gün içinde o makamı ve işkaleni randevularına kadar takip edip yönlendiren,(ön odaya biz Baş hekim sekreteri diyoruz). Diyoruzda bu görevi üstlenen kişinin liyakat ve tecrübesini yatsıyamıyoruz. İşte o kişi, olgun,sevimli,daima gülücük dağıtan ve de her zaman polyanayı oynaması gereken hanıefendi: Nazmiye şık.Bizce özellik bence işini iyi yapan bu ablamıza başarılar diler Alla Nazmiye şık.Bizce özellik bence işini iyi yapan bu ablamıza başarılar diler Allah sabır ve kuvvet versin derim.
GENÇLİK YILLARIM.
Gençlik Yıllarım
Sizlerle paylaşacak okadar çok anılarım varki,hangisini anlatayım veya neresinden başlayayım diye düşünürken, aklıma içine tiyatroyu da alan müzik ve taklit yani işin şov kısmı geldi.Sıralama yapmadan aklıma geldiği gibi anlatacağım,olan fotofraflarla süslüyeceğim ve ben de geçmişi yaaşayacağım.
Babamın memuriyeti dolayısıyla tahsil hayatımı güzelim BALIKESİRDE BAŞLADI ve orada bitti. İlk okulu tarihi değeri olan NAMIK KEMAL ilk okulunda okudun. l940 lı yıllarda birde MİTHAP PAŞA ilk okulu vardı.o tarihle harp yılları ve fakirlik,yoksullukların diz boyu olduğu yıllardı.Bizim okulumuz fakirlerin diğer ilk okul da zengin çocuklarının gittiği okul olarak yerleşmişti.Babamın evimizi nasıl geçindirdiğini hatırladıkça bizler için nasıl mücadele ettiğini haırladıkça Sevgili anama ve babama saygı duyuyor ve o eli öpülesi insanları rahmetle anıyorum.
O yıllarda tıbbın dahi çaresiz kaldığı ve hastalıkların temeli olan verem,zatürriye ve sıtma gibi tedavisi kısıtlı imkanlarla yapılabilen ve zaman zaman sokakların hatta mahallelerin karantinaya alındığı yılları hatırladıkça bu günün neslinin nekadar şanslı olduğunu anmamak olmuyor.
Sevgili anacığımın kendi imkanları ile öğrenip zaman zaman çaldığı bir udu vardı. Komşularımız arasında misafiriklere gidildiğinde keman,ud, darbuka çalan dostların bulunduğu mecliste ben de öğrendiğim şarkıları seslendirir ve müzik bilgimi radyodan dinlediğim şarkılardan alırdım.Seslendirdiğim şarkıları kusursuz söylerdim.Babam çok aydın fikirli ve mükemmel bir insandı. Ben okula devam ederken hafta sonları ve bazı akşamları Türk musiki cemiyetine devam eder ve oraki hocalarımdan usul ve solfej dersler alırdım.Çünkü müziği çok seviyordum. Halka açık koser vemek üzere cemiyette çalışmalar yaptığımız dönemlerde Halk evinin tiyatro salonunda davetliler huzurunda ilk defa mikrofon karşısında (TUTİ MUCİZEYİ) seselendirdiğimde sahnenin tozunu yuttuğumu ve halkevi eğitim ve tiyatro provaları için gittiğimi ve sahnenin kokusunu çekmeden rahat edemiyeceğimi çok iyi hatırlıyorum. Ben eğitimsiz,bilgisiz bir çocuk olduğum için ayak işlerini yapyor,getir götürde çalışıyor ve sadece sahnenin perdesini açıp kapatıyordum. Bütün provaları takipettiğim için hemen heem oynanan bütün piyesleri biliyor,ve acaba sahnede ben de oynayabirmiyim diye haayaller kuruyordum. Bu arada Sanat okuluna devam ediyor ve okulunda sevilen talebeleri arasında yer alıyordum. Halk evi bana cemiyete karışmayı,insan ilişkilerini ve her yeniliği takip etmeyi öğretti.Bu arada okul,musiki cemiyeti,ve halk evi benim tutkum olmuştu. Halk evinde halka açık temsillerin en önemlisi İSTANBUL EFENDİ operinin son provaları yapılıyordu.Oyuncuların arasında cirit atıyor ve hepsiyle konuşuyor ve acaba ben de bir gün sahneye çıkabilecekmiyim diye herkeze soruyordum.Beklemediğim bir anda,Piyesin ikinci gününde rejisörümüz bana “HADİ BAKALIM PERDE AÇILINCA SAHNEDESİN VE DÜKKANLARIN ÖNÜNÜ SÜPÜRÜP HERKEZE HAYIRLI İŞLER DİYECEKSİN.” dedi.O ana kadar herşeyi bilen ve herşeyi yapabileceğimi zanneden ben, sahneye çıktım. Meğer nekadar mukaddes bir yermiş orası. nerede olduğumu, ne yaptığımı ve nasıl dolaştığımı ve sorulan hiç bir soruya cevap veremediğmi bu günkü gibi hatırlıyorum. Sahnenden ayrılınca bülbül kesildim. İşte o andan sonra okul piyeslerinde,sahnenin ve okul sahnelerinin değişmeyen aktörü olacaktım.
Balıkesirde Lise,Ticaret lisesi ve Erkek Sanat Enstitüsü vardı. Ve Güzel sanatlar dalında okullar arasında ciddi bir rekabet ve yarış vardı. Ben çok iddialı olarak,Mollyerin SEVDA HEKİM piyesinde dadıyı, Baltacıoğlunu AKIL TACİRİ oyununda Akıl tacirini,Hababam sınıfı türündeki okul piyesinde başarılı baş rol oyununu haftalarca oynadım.Balıkesirde iki günlük gazete vardı. TÜRKDİLİ VE BALIKESİR POSTASI her ikisinde de hakkımda eleştiriler,tenkitler ve övgüler yazılırdı. Şimdiki sahne şovları gibi ben de o yıllarda bütütn sanatçıların taklitlerini yapar ve zamanın büyüklerinin yakaladığım komik taraflarını sahnede yapar ve büyük alkış alırdım
Çocukluğum.İstanbul ve Bandırmada,Okula başlamam ve okul hayatımın bitimi ve ilk iş hayatım Hava kuvvetleri olarak 1953 yılına kadar Balıkesirde geçti.
Hatıralarımı kurcaladığım zaman, Balıkesirin mahalleleri,hatıralarla dolu saat kulesi,Taşmektep diye anılan Balıkesir lisesi,Ticaret isesi,Kız Sanat okulu,Postahane binası Zağnos Paşa camii ve çerçiciler çarşısı Milli Kuvvetler caddesi,Tren istasyonu, Parkı,ve inşaatında çalıştığım Balıkedir stayomu ve Ordu Evleri.Lokaller ve çay bahçeleri.,Hatıralarımın büyük bölümünü içine alan Şehir sinaması ve Turneye gelen Devlet Tiyatrosu,İstanbul Darbibedeyi dediğimiz Tiyatroları ve Çok değerli ve çoğu rahmetli olan FERDİ TAYFUR,BEDİA MUVAHHİT,RAŞİT RIZA ZOBU,VE Birçok sanatçı topluluklarının konakladıkları Şehir otelinde onları ziratlerim tanışmam ve sanatla ilgili bilgi almam ve onlar gibi olmam için neler yapabileceğimi danışmam hayatıma kazınan konuşmaları unutamam. Bir konuşmamızda bende tiyatrocu olacağım dediğimde, Rahmetli BEDİA Muvahhit ve Vazfi rıza Zobu’nun şu sözlerini hatırlıyorumda günlüğümde doğruluyor.”Evladım,bizler alaylıyız,sen bizler gibi olma artık bu mesliğin okulları var sen oralara git ve mektepli olarak başla” Onlarla sahnede sanatcı olarak izlemek ve daha sonra da o zamanın imkanları ile kendilerinin hazırladığı otel odalarında kahvaltıda sohbet etmek unutulamayacak anılarımdır.(DEVAM EDECEĞİM.)


















































