FIRINDA BALIK VE YEŞİL SALATA
Balık, biliyorsunuz deniz mahsullerinin vazgeçilmezi ve hepimizin yöresel farkları gözetmeksizin softalarımızdan hiç eksik olmayan baş yemeğidir.Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olması ve her bölgenin balıkları olduğu gibi benim de sizlere İzmirin vazgeçilmezler arasında ilk sıraya oturan LEVREK VE ÇİPURA Balıklarının türlü pişirme yöntemlerinden biri olan fırında resimlerde gördüğünüz imrendirici şekle nasılgeldiğini ve salata eşliğinde sizlere ikramımı anlatacağım.
Ben yemeklerimi kendimize göre ve bizim damak zevgimize göre yaptığım için,sevgili eşim Sulbiye çipurayı bese Levrek balığını daha çok severim.Onun için fırırnda bu ikisi ve her ikisi için de ayrı olmak üzere Çoban salatası ve rokası dahil yeşil salata var menümüzde.
FIRINDA BALIK: Çipura ve Levrek balıklarını pulları kazınmak sureyile ayıklar ortalarından ayırırm(Bezen de filota yaparım). İsteğe göre kuru soğanı salata soğanı biçinde doğrar,tuzla öldürür ve balıkların içlerine doldurur,en az iki saat buzdolabında bekletirirm.
Fırın tepsisine fırın kağıdı üzerine soğanlarında arındırılmış balıkları resimde görüldüğü gibi dizerim. Balıkkların altını ve üstünü fırça ile yağlarım. 180 derece kızmış fırırnın içine tepsileri yerleştirim.Kontrolum altına 15-20n-dakika ,yani balıkların üstü kızarıncaya kadar pişiririm.
Balıklar fırında iken salataları hazırlarım. Hepimizin salata yapma usulleri farklı olsa da damak tadına göre salata yapmayı çok severim.Şöyleki:
ÇOBAN SALATASI: Özellikle kuru soğanla yapılır.Soğanları salata soğanı şeklinde doğrar,tuzla oğarım ve fakat suyunu dökmem ve soğanı yıkamam. Üzerine Küp şeklinde domates,sivri biber doğrar ve hepsini birbirine geçecek şekilde ezmeden ellerimle karıştırırm. Üzerine taze maydanoz,nane ve(arzuya göre) dere otu koyar ve demlenmesi için en az onbeş dakika bekletirim. Sos olarak sızma seytinyağı ve özellikle üzüm sirkesini çırptıktan sonra salatanın üzerine gezdirerek dökerim.(Çoban salatasının olmazsa olmazı,SİRKE dir. Limon konulmaz.(Tercih meselesi)
YEŞİL SALATA: K ıvırcık salata(Marul da olur ama esası kıvırcıktır.)Güzelce yıkanır , suyun içinde üzerine salataya göre yeterincer sirke konur ve tasın içinde bir müddet bekletirim. Roka veya tere koyacaksam ayni sirkeli suda bekletirim.Yeşil soğan kırmızı turp ve kırmızı kuru soğanı da ayıklar ve yıkanmış olarak bekletirim.
Derince salata tabağına kıvırcıkları ister elle, ister bıçakla doğrarım.Roka ve tereyi de birlikte karıştırır,üzerilerine doğranmış yeşil soğan ilave eder ve hepsini ezilmeden birlikte harmanlarım.Salat tabağına koyar üzerine ince kıyılmş kırmızı turp ve onunda etrafına halkalar halinde doğranmış kırımız soğanı göz zevkini ve iştah açıcı şekiyle süslerim.

Sos olarak sızma zeytin yağı,limon veya elma sirkesi ve yeterince tuzu birlikte başka bir kapta çırparım.Salatanın üzerine gezdirir ve zevkinize uygun hazırlanmış masaya güzelce sıralar ve ortaya da fırındaki balıkları tepsisi ile birlikte masaya koyarım. Her nekadar çatal ve bıçak eşliğinde yemenizi istesem de ben olsam,servis takımlarını bir tarafa bırakır ellerimle balık ve salatayı büyük bir zevkle yerim.(Benim tavsiyemdir.)
Üzerine en güzel tatlı ise tahin helvası veya itina ile hazırlanmış tahin pekmezdir.
AFİYET OLSUN.
ET YEMEKLERİ
Et Yemekleri
Malzemeler;
500 gr.nohut
200 gr kuş başı kuzu eti(Tercihen kemikli)
2 adet orta boy soğan
Orta boy domates ve yanında 1 tatlı kaşığı domates salcası
1 adet et bulyon-(tuz yerine tercihen)
Yarım çay bardağı zeytin yağı(riveera)
Nohut,ayıklanıp yıkandıktan sonra bir gün evvelde ıslatılıp bekletir.Ertesi günü nohut haşlanır ve haşlanmış suyu dökülür,süzgeçe alınır.
Normal yemek tenceresine yağ konur,yemek soğanı şeklinde doğranmış soğan,kavrulurken kuzu etimiz eklenir birlikte kavrulurken domates ve salça eklenir,kavrulur. Yeterince su ilavesile et li malzeme pişirilir.(et kulak memesi yumuşaklığı alıncayakadar ) et bulyon eklenir kaynayan malzemelerimize haşlanmış nohut ilave edilir.Tencereye malzemelerin hizasına gelinceye kadar su konur.
Nohut yemeği genelde acılı olursa daha lezzetli olacağı için,arzu edilirse bir adet acı sivri biber dörde bölünüp yemeğimizin içine ilave edilir.
Tenceremizin kapağı kapatılıp,yüksek ateşte kaynatılır,sonra ocağın altı kısılır ve kısık ateşte pirme işlemi takriben (Nohutun cinsine göre) yarım saat pişirilir.
Yemeğimizi çelik tencerede yapıyorsak,kısık ateşte tencerenin kapağı açılmadan pişirilir.Ocak kapatıldıktan yarım saat sonra ki,demlenme işi tamamlanmış olacağından servis yapılır.
Yanında pirinç pilavı ve turşu da olursa yemenin tadına doyum olmaz. Afiyet olsun.
Çorbalar
ÇORBALARIN MALZEMELERİ:
ŞEHRİYE ÇORBASI PİRİNÇ ÇORBASI.
1-Bir çorba kaşığı sıvı yağ
2-Bir dolu çorba kaşığı tereyağ
3- Bir orta boy kırmızı domates
4- Bir dolu tatlı kaşığı domates salçası
5- Bir paket tavuk bulyon(Küçük)veya bir paket et bulyon(küçük)
6- Yarım çay bardağı arpa şehriyesi
Her ikiçorba için 5 su bardağı(1 lt) sıcak su.
7-Terbiye için: 1.yumurta-yarım limon.
Her iki çorba için uygun tencereye sıvı yağ konur, kızdırılır. Küp şeklinde doğranmış domatesler konur bir iki karışımdan sonra salça ilave edilir birlikte marina edilir ve her ikisi içinde bulyonlar konur, karıştırılır ve tencereye tereyağ ilave edilir. Birlikte karıştırılır.
Karışımın mis gibi tereyağ kokusu burnuza geldiğinde hazırladığınız sıçak su ilva edilir. Tencerenin kapağı açık olarak kaynamaya bırakılır. Kaynama olduğunda her iki çorba için de şehriye veya pirinç tencereye konur, karıştırılır ve çorbanın pişmesi beklenir. Benim deneyimime göre 10-15 dakika yeter.
Pişen çorbalardan şehriye çorbası için kuru nane ilave edilir ve kapağı kapatılan tencerede çorbanız demlenmeye bırakılır.
TERBİYELİ PİRİÇ ÇORBASI için: Pişirme işlemi sırasında yıkanmış pirinç eklenir, kaynamadan sonra, ocağın altı kısılır ve başka bir kapta yumurtanın sarısı ile sıkılmış yarım limon çırpılır. Karışımın içine pişmiş çorbanın suyundan eklenir ve çırpma devam eder. Daha sonra karışım yavaş yavaş çorbanın içine katılır, çorba bir müddet karıştırılır ve çorbanın karışımı yedirilir. Demlenme kıvamına geldiğinde sıcak servis yapılır. Ben lezzetli olduğunu ve sevenlerin çok olduğunu biliyorum.
AFİYET OLSUN
ALAEDDİN USULÜ KAHVALTI
KAHVALTI MENÜSÜ
PAZAR SABAHLARI ÖZELLİKLE TAVSİYE EDERİM.
Eviniziin en güzel köşesini seçin veya kahvaltınızı hayal edin.
Semaveriniz veya bu güzelliği hayal edeceğiniz çay setinize güzelce çayınızı demleyin.Kahvaltı masanızı hazırlayın ve yiyeceklerinizi hazırlamaya başlayın.
MESELA: alaeddin usulü sahanda sucuk:
Sahana sıvı yağ ile tereyağı koyun kısık ateşte üzerine acı sivri biber ve domsatesi ekleyin birlikte marina edin.kızgın yağa ince dilimlenmiş sucuğu koyun ve bütün malzemelerin lezzeti birbirine geçinceye kadar, birlikte orta ateşte kaynamaya bırakın lezzetini yemeğe vereceğiniz sevginizi katın. Sıcak sahanı olduğu gibi masaya koyun.Taze ekmeği mis gibi kokan masadaki sote şeklindeki sucuğa batırıp iştahla yeyin.Bakın nekadar lezzetli olmuş ki,ağzınız sulandı.
AFİYET OLSUN
İKİNCİ KAHVALTI VE DE BEŞ ÇAYI MENÜSÜ
Bu kahvaltı veya beş çayı menüsü ile daha zevkli,sohbeti bol veya değişik ağız tadı zevkine ereceksiniz. İnanaın çok mutlu olacaksınız.
MESELA İSTERSENİZ BİRLİKTE ÇOK GÜZEL BİR ALAEDDİN USULÜ MENEMEN YAPALIM.
Yumurta dahil malzemeleri sıralamıyorum.Çünkü kaç kişilik yapacağınızı bilmiyorum ben de yönlerdirmek istemiyorum.
Ben kendi soframa göre yapacağım ve malzeme ile tarif ona göre.
BEN İKİ KİŞİLİK YAPACAĞIM VE MENEMENİ ÇOK SEVDİĞİMİZ İÇİN MALZEMEYİ BOL TUTTUM.
MALZEMELER: 3 büyük boy yumurta-sıvı yağ (tercihen sızma yağ-yeterince tereyağ 1 adet bulyon-acısına göre yeterince acı sivri biber-fazlaca kırmızı olmuş domates(Kışın salkım domatesi) (arzuya göre 1 adet kuru soğan) yarım demet maydanoz.
YAPILIŞI: Yumurta sahanı veya orta büyüklükte bir tava ve içine arzuya göre yeterince sıvı yağ ve tereyağ koyalım.Orta ateşli ocağın üzerinde kızgın yağa salata soğanı şeklinde doğradığımız soğanlar ı ve sırasıyla sivri biberleri ve ardından küp şekinde oldukça ufak doğranmış domatesleri birlikte sote edelim.arzuya göre bulyon veya tuz ekleyelim.Ocaktaki sote ettiğimiz ve de mis gibi kokan malzemenin üzerine , başka bir çukur kapta rengi tamamane sarı oluncaya kadar çırptığımız yumurtaları gezdirerek dökelim.Orta ateşte daire şeklinde karıştırarak yumura ve malzemelerin birbirine tamamen karıştırıp kıvamına geldiğine ve sevgimizi de kattığımıza emin olduğumuz menemenizi olduğu gibi tabaklara servis yapmadan masaya koyalım.Ve taze ekmeğimizi elimizle ortaya koyduğumuz sahan veya tavaya batıra batıra ağız tadıyla yeyiniz.Afiyet olsun.
ÜÇÜNCÜ MENÜMÜZ EKMEK ARASI IZGARA KÖFTE VE YOĞURT.
Sevgili dostlarım; Izgara köfteyi sevmeyenemiz yoktur.Hele kuyruk yağlı kömür ızgaranın üzerinde ve mis gibi etrafa yayılan ,kokusunu duyduğumuzda karnımız tok bile olsa ağzımız sulanır ve ekmek arasında yemeyi hayal eder veya hemen alıp yeriz.Sizi bilmem ama ben öyle yaparım.Birde köfteyi kendim yapmayı ve zevkine varıp hazırlamayı vede sizlere ikram etmeyi çok severim. Buyurun bakalım şimdi birlikte yapalım da resmini gördüğünüz ekmek arası ızgara köfteyi yiyelim.
MALZEMELERİ: 1) 500 gr tercihen dana gerdan eti ile orta yağlı kuzu eti
-büyükçe kuru soğan
-kuru veya iç ekmek
-köfte baharatı
-karabiber kırmızı pul biber-tuz
-maydanoz
1 adet yumurta
-az miktar sıvı yağ ve yeterince su.
Bu malzemelerin hepsini içeren hazır köfte harcı satılmakta.Ben onlarla da denedim gayette güzel oluyor.Tercih sizin.
BİRLİKTE HAZIRLAYIP,YAPALIM: Çukur bir kaba kıymayı koyalım,yayarak içine malzemeleri koyacak şekilde ortasını çukurca açalım.Sırasıyla rende yaptığımız soğanı,ekmeği(Kuru ise rende ıslak ise suyu sıkılarak) yumurtayı,yeteri miktarlarda baharatları ve kıyılmış maydonuzu koyalım.Yaklaşık beş dakika veya kıvamına gelinceye kadar yoğuralım bu arada sıvı yağ ve de kıvamına göre su ilave etmeyi unutmayalım.
Köftemizim harcı kıvamınan geldiğine emin olduğumuz da en az yarım saat buzdolabında bekletelim(Bu işlemi köfteleri yaptıktan sonra da yapabilirsiniz) Ben köfteleri yapmadan dinlendiririm.
Köfteleri yeterince büyüklükte hazırlar kızgın ızgaraya veya zgara tavasına dizer ve orta harlı ateşte devamlı alt üst yaparak kızarmasını bekler ve bu arada da domatesleri dörde bölüp,biberleri de bütün haliyle ızgarada kızartırım.
Hazırladığım sofraya dilimlemiş ekmeği veya ortası yarılmış ekmeği ızgara köftelerin üzerinde köftelerin yağları ile karışık vaziyette kızartırım ve köfteler arasına veya servis tabağında ekmeklerin üzerine köfteleri koyar ve servis yaparım.Yanında ayrıca güzel yoğurtla sizlere ikram ederim.
Afiyet Olsun.
ALÂEDDİNİN MUTFAĞI
Sevgili dostlarım; Yemek merakım yıllar öncesine dayanır. Mutfak, benim tutkularım arasında beni dinlendiren ve kafama göre ziyafet sofrası hazırlayacağım mekandır. Mutfak gereçleri, özellikle bıçak türleri ayıramayacağım tutkumdur.
Mutfakta her yemek yapan mutfak meraklılarının yaptığı yemekleri dikkatlice dinler,tarifleri izler ve fakat yazmadığım gibi onlarınkini unutur,kendime göre ilavelerle yemek çeşitleri yaparım.Öğretmenim ve gurme’m sevgili eşim Sulbiştir. Damak tadına çok güvenirim.O pek beğenmese de bazen güzel olmuş,arasırada nefis olmuş demesine bayılırım.En çok kızdığı mutfağı dağıtışımdır.
Ben genelde Türk mutfağı çeşitlerini tercih ederim. Unuma ve de ağız tadına daha güzellikler verilmesi için değişik çeşniler pek katmam. Daha doğrusu “tabii” yemek lezzeti tercihimdir.
Ben yemek yapmaya karar verdiğimde kafamda tasarlar, planlar ve güzelleştirebileceğim malzemeleri kafamda yazarım. En önemlisi mutlaka aç karnına mutfağa girer ve yemeğe aşık olurum. En güzel aşk temaşası ile sözlerini konuşarak mutfakta çalışmaya başlarım. Mutfağa girdiğimde hiç kimseyi istemem, karıştırmam,ve de yemek çeşidi ne olursa olsun tadına tuzuna ba
kmadan pişirir,kotarır ve tabaklara servis yaparım.
Bu iş için yıllara dayalı tecrübem de öğretmenlerim,dikkatli olarak yapılan yemekleri yapanların melekeleri ile ölçüp kopya çekerim. Hiç bir yemek yapanların(Kimlikleri ne olursa olsun) yanında veya önünde yemek yapmadım.
YAPTIM, KOTARDIM , SERVİS YAPTIM.Biliyormusunuz yiyenler gerçekten çok beğendiler ve de beğenilerini ifade ettiler.Hala da söylerler.
Amacım yarışmak veya kendimi kanıtlamak değil.Hobi olarak algılayın ve de benim aşık olduğum gibi yapacağınız yemeğe aşık olun konuşun.Görün bak nasıl da güzel yemek yapmış olacaksınız.
MASA DÜZENİ
Çay servisi veya yemek servisi masalarım çok tabii.
Naturel, abartılı değil veya örnek alınarak yapılmış türden değil.
YEMEK ÇEŞİTLERİ VE TÜRLERİ
Ağırlıklı olarak,Ramazanda iftar sofraları başta olmak üzere öğle ve de akşam yemekleridir.Özüne sadık kalınarak yapılan,makarna,mantı,kızartma,tereyağlı plav çeşitleri(Domatesli,şehriyeli,sade,) Tandır( başlıca meziyetlerimdendir)
Kendi katkılarımla uydurma tabir edilen sabah kahvaltısında domatesli acılı sucuk,tereyağlı yumurta,tost çeşitleri,menemen ve aklıma gelen iaveleririmle hazırladığım kahvaltılarıma değecek yoktur.
Özellikle yemek isimlerinin başında “Alaeddin usulü” bulunmaktadır. Bu da yaptığım bütün yemeklerimin özüne dokunmadan damak tadını kendime göre vermemdendir.
Etli,kıymalı,veya soğanlı Kuru fasulyem ile nohut’umu tavsiye ederim.
Yemeklerime tereyağ ile halis zeytinyağından başka,yağ kullanmam. Plavları tereyağlı yaparım.Arasıra yemeklerime tereyağ karıştırırım.
Unutmadan söylemeliyim,İşkembe çorbam,kelle paça çorbam meşhurdur.
Bütün yemeklerimin tatlandırılmasında kullandığım baharatlara gelince:
Kurusoğan,bol domates “katkı olarak salça” yeşil acı biber, kırmızı acı biber, kekik, nane ve tuz..unuttuklarım varsa ilave ederim.
Çorba çeşitlerim oldukça beğenilir.
Başlıca; Tel şehriye, arpa şehriye, pirinç, karışık makarna çeşitleri önceliğimdir.
Çorbalarımı genelde terbiyeli yaparım. “TABİİ HEPSİ ALAEDDİN USULÜ” dür.
Tatlı çeşitlerim abartılı değildir.
Genelde hazır sütlü tatlıları tercih ederim.
Hamur tatlıları da dahil güllaç çeşitlerim biraz farklı ve güzel olur.
Afiyet Olsun
CANIM AİLEM
yemeklerden çeşit.
SAĞLIK DEYİNCE
Biz İzmir’ e 1998 yılında göç ettik. Sağlığımızı kazanmaya başladığımız yerlerde daha önceleri önem vermediğimiz sağlık sorunlarımız artarak çoğalmaya başladı. O tarihlerde Bozyaka – Buca SSK hastanelerinden yardım alabilmek için, bütün şartların zorluklarına rağmen Gece yarılarında kuyruklara girmek, Uzman doktorlarımızı mum’la aramak, sağlığımızı Ass. Dr. lara emanet etme ve tedavilerimizi devamlı değil de ilaçla yapmak (Tabii verilen ilaçları da SSK eczanelerinden alabilirseniz.) gibi mücadelemizde özellikle benim sağlık sorunlarımla ilgili mücadelemde, bize güven veren Bozyaka SSK hastanesi idi.
Ben kroner kalp rahatsızlığımda ambulansla Bozyaka Acile gertirildiğimde saatler süren tetkik neticesi servise yatırılmam acil anjio teşhisi konulması, havele ile özel hastanede anjio ve arkasında stent takılması işelerimin süratle takibi, tedavisi ve sonraki tedavi ve takiplerimdeki benim de cabalarımla yapılan muamele bizi bu hastanenin müdavimi yapmıştı.
Ta ki 2006 yılı şubat ayına kadar…

2006 yılı şubat ayında şimdiki ikametgahımız olan yeni yerleşim alanı Güzel Bahçeye bağlı hizmetini Urla dan alan KOCADAĞ ın eteklerine inşa edilmiş 197 müstakil irili ufaklı villa tipi evlerden kurulu DADAŞ KENT YAPI KOOPERATİFİNDEN aldığımız mütevazi evimizi kaba inşaattan oturulacak hale getirip taşındık.
SEVGİLİ DOSTLARIM: Çok önemli bir konuya açıklık getirmem lazım. Ben bu WEB sahifesini yapmaya karar verdiğimde olayların bu kadar genişleyeceğini düşünememiştim. Ancak gördüm ki, hastanemizin bütün servisleri ve doktorlarımız dahil çalışanları sanki ayırmış gibi olduğumu hissetmeye başladım ve son derece rahatsızlık duydum.
Oysa bütün sağlık teşkilatımızın birbirinden değerli kişilerden oluştuğunu biliyorum ve hepsine de ayrı ayrı saygı duyuyorum.
Benim bu sahifelerde yazdıklarım,bizlerin sağlık sorunlarımızla birebir ilgili sizler olduğunuz için samimi duygularımı onların üzerine yoğunlaştırdım.
Bizleri sağlıklı yaşatmak için değerli bilgilerini ortaya koyan, muayene eden, tedavi edecek bütün tıbbi olanakları kullanan ve sadece bizlerden bir hayır dua ile teşekkür bekleyen bu güzel sağlıkta uzman olan doktorlarımıza ve bütün çalışan sağlık personeline bütün kalbimle teşekkürü bir borç biliyorum.
Gönlüm o kadar çok şeyler istiyor ve bütün sağlık teşkilatını ayrı ayrı inceleyip yazmak ve sağlığımızda önemli rol üstlenen sizleri önce bir hasta olarak sonra da meraklı bir vatandaş olarak benim gibi düşünmeyenlere de örnek olması bakımından yazmak isterim. Tabii kısmet olursa.
Lütfen gönül koymayın,
Ne olur sevgili dostlarım sizlerde benim yaptığımı yapın ve teşekkür edin..
Eminim yapıyorsunuzdur, en azından deneyin.
GÖRECEKSİNİZ ÇOK MUTLU VE BAHTİYAR OLACAKSINIZ.
Yüce Atamızın dediği gibi;
“BENİ TÜRK DOKTORLARINA EMANET EDİN” cümlesi ile huzurlarınızda saygıyla eğilirim Efendim.
Eylül/2012.
SERVİS HEMŞİRELERİ
05.11.2012 den beri Siyatik ağrılarımın tedavisi için Hastahanemizde yatıyorum.
Bu sefer yatışım ile birlikte hastanemizin, servislerimizin ve çalışanlarının durumlarını da incelemeyi de karar aldım.
Kaldığım servis 2.ci katta,içinde Nüroloji,İntaniye,Cildiye,Pisikiyatr ve Fizik tedavileri için yatan kadın ve erkek hastaların bulunduğu yer.
Yukarıda belirttiğim ve resimleri bulunan hemşire ve hizmetli kadrosu bu servislere hizmet veriyor. İlgili doktorlarımızda kendi bölümlerinde yatan hastalarını her sabah polikliğine inmeden vizite gelirler bakarlar tetkik ve tedaviler ile ilgili görüşlerini aktarılar ve de hastalarına şikayetlerini sorarlar. Doktorların her sabah gerektiğinde öğle ve akşam üstü olmak üzere gerektiğinde gelip hastalarını muayene ederler.Çok önemli olan nedir bilirmisiniz: Bu doktorların nedense yüzlerinden gülücükler eksik olmuyor.Hastalarının vizitlerin de (Tabii önce benim fizik tedavi servisim için.) hastaları üzerindeki etkileri yapıcı,moral verici oluşu hastalarda farklı bir güven tesis ediyor. Servis hemşireleri,hastaların kaprisli olanına ve her şeyden şikayetçi olan hastalara dahi nedense kızgınlık gibi tepki göstermedikler gibi,daima güler yüzlü,işlerini zamanında ve severek yapan ve hastaları ile mesafeli olarak müşfik bir şekilde işlerini yapışları izlediğim hastalarda emin olun çok müsbet etki bırakıyorlar ve seviliyorlar. Hastaların acil çağrı zillerine zaman mefhumu gözetmeden gelip yardımcı oluşlarında bile hiçbir menfi tepki yüzlerinde görmedim.
Şukadarını söylemem lazım,eşimin hatalıkları ile ilgili başka hastanelerde çok kere yatılı tedavi için bulunduk.Buna benim hastalıklarım da dahil.Yattığımız servislerde hemşireleri daha ciddi hastalara karşı pek sevecen olmayan tavırları,hasta olarak başta biz dahil etrafımızdaki hastaların memnuniyetsizliklerini çok gördüm ve bizler hastabakıcı veya hemşirelere istekte bulunmaya korkar olduğumuzu çok defalar gördük.Onun için benim hastanem diyorum (Urla devlet hastanesine)Polikilingler dahil benim yattığım servislerdeki hizmetliler,hemşireler elleri öpülesi insanlar dır. İyiki onlar bu hastanede görev yapıyorlar.Hepsine yürekten teşekkürler ederim.Bu teşekküre eşim de katılmaktadır.
Kasım/2012 1) Güllü Kütük Sekreter 2) Eda doğan Hemşire 3) Dilşat yiğit “ 4)Kevi Özkaya “ 5) Zümray Polat “ 6) Gülenay Kaplan “ 7)Ayşe Şimşek “ 8 ) Bircan Künalı Servis temizlik elemanı .
GÜLŞAH BABİR
SEVGİLİ DOSTLARIM.
Bilyorum sizlerden epey zamandır uzak kaldım.Hoş göreceğiniz biliyorum.Sorunlar birikince ve kafa da dolu olunca daha doğrusu yazacaklarıma konstre olamayınca yazmak istediklerim erteleniyor.
Neyse, bu gün sizlere çok farklı bir yazı yazacağım. Bu, tutkum olan ve çok sevdiğim TOYOTO marka arabam ve onun servisi ile ilgili olacak.
Benim TOYOTO COROLLA 1997 model. Ben ikinci el olarak 20/Temmuz/2000 de İzmirde toyota bayiliğini yapaN çok sevdiğim bir firmadan aldım.Arabamın bakımından sonra teslim almaya gittiğimde, hala o günü heyacanla hatırlarım.Servis görevini yapacak olan bir hanımefendi.Çok güzel kendinden emin ve sevecen cana yakın.İçim titredi.Kanım kaynadı ve inanın aşık oldum. Şimdi Yıl 2014 ve Ağustos aynın 23 ü. Bitmeyen ve giderek artan sevgim bütün ailemi kapladı ve hepimizİN ağzında sakız olan isim GÜLŞAH BABİR. Dert ortağım özlemimin bitmeyeceği candaşım. Selam,ve kucak dolusu sevgiler.
15 yıldır arabamın herşeyi ile sorunlarımı gönül rahatlığı ile çözen herkez tarafından sevilen ve İzmirde TOYOTO araba sahibi olupta onu tanımayan kişi(Titri,kariyeri,ünvanı ne olursa olsun)olduğuna inanmıyorum.
Şu anda Güzel İzmirde büyük bir şirketin biri Gaziemirde diğeri Karşıyakada olmak üzere ikiyerde (önemli marka olan otomobil) servis Müdürlüğü görevini başarı ile yürütüyor.
Gülşah Babir ile yazacaklarımın devamını daha sonra resiMleri ile paylaşacağım.Şimdilik bu sahifeye kapatıyorum
YUVAYA DÖNDÜN AYŞE HOCAM.
Kardeoloji uzm.Dr.Ayşe Sıdıka ÖNEL.
Sevgili dostlar;
Bu yazım biraz şahsi ve nostaljik olacak.Hoş görün. Yazımın başlığında da anlaşılacağı üzere,konu,Sevgili doktorumuz Kardoloji uzmanı AYŞE SIDIKA UĞUR hanımefendi.
Kendilerinin, hastanemize atandıkları günlerde sorduğum sorulara içtenlikle verdiği cevaplar,bu sitemde kendilerine ait önceki yazılarımda görebilirsiniz
Güler yüzü ile hastalarına verdiği moral; muayene ve tedavi yöntemlerinin çok önünde iyi geldiğini bizzat ben ve sevgili eşim yaşadık.
Gördük,sevdik ve bütün kardeoljik hastaların da memnuniyetini işittikçe mutlu olduk.
Ben kendi adıma hastaneye hangi nedenlerle olursa olsun geldiğimde Sevgili Ayşe ablamızı ziyaret eder,gülen yüzünü görür ve iyilikler dilerdim.Son zamanlarda kendilerinin gülüş ve ifadelerindeki donuklukları gördükçe birşeylerin ters gittiğini farkettim ve dayanamdım sordum.Cevap malum,ayrılık ve AYRILDILAR . Sizlerce görevleri ititbarile normaldir,Çünkü Geldikleri gibi başka yelerdeki hastalara da hizmet götürmeleri tabiidir.Evet doğrusunuz da, hakikat o değil. Artık Hekimlik yapmayacağı çalışmayacağı ve kendilerini emekli etmeleriydi. Oldu,ayrıldılar ve yerine kıymetli ve sevecen başka bir Kardeolıji uzmanı geldi,ve hastanede hayat devam etti. Alışmaya çalıştık,alıştık ve fakat özlem bitmedi. Ben müşterek diğer Doktor dostlarımla selam göndermeyle yetindim.
Dostlarım,konu kişiselleşmiş gibi görünse de bence öyle değildi. Nedenmi? Sevgili ayşe ablamıız DOKTORLUĞU bırakıyordu.
Günler sonra seviçli bir haberin ilki, başka bir doktorumuzdan geldi..”Gözün aydın.Ayşe hanım geri dönüyor ve temelli yuvaya dönüyor”. Sevincimi hemen hemen herkezle paylaştım ve sonunda EYLÜL/2014 de Ayşe ablamız göreve başladı.Hastenemizde iki Kardeoloji uzmanı oldu.Çok ta iyi oldu. Benim sevincim,öncelikle Ayşe ablamızın mesleğine geri dönmesiydi İnanın benim kadar birçok hastası ve meslektaşı da sevindi.İşte onun için YUVAYA HOŞ GELDİN AYŞE ablamız diye bu satırları sizlerle paylaşmak istedim.
Bu arada bizimle ilgili enteresan olaylar gelişti,sevgili eşim,Sulbiyem; düştü ve evde ayağını kırdı,diz kapağı altından kaval kemiği kırıldı.Açilde ilk müdahele,hafta sonu olduğu için telefonla ulaşılabilinen Ortepedi uzm.doktorumuz Vahit hocanın müdahelesi ile hastaneye yatış ve yapılacak işlem AMELİYAT. Tabii ameliyatta sorun yoktu. Eşimin şeker ve kalp yetmezliği sorunu olduğu için diğer doktorların, özellikle Kardeoloji uzmanının ameliyata olumlu veya olumsuzluğuna Aneztezi uzmanıyla karar vermeleri gerekliydi. Eşimin ameliyatına izin verilmezse alçı ve diğer yöntemlerle tedavi edileceğini sevgili Vahit hoca söyledi.Ben ve eşim kardeolojik rahatsılığımızda dolayı Ayşe ablamızın hastasıydık.Çok titiz ve ameliyata da müsbet karar vermesi çok zor olan bir durumla karşıkarşıydık. Ayşe ablamız, Eşimi çok ciddi muayeneden geçirdikten sonra ameliyatına izin verdi.Gerekli tedbirler ve ilaçların uygulanma süresi içinde devamlı laboratuvar bulgularının da takibi sonunda eşim ameliyata alındı.Çok değerli Ortopedi uzmanı Vahit Hocanın ameliyatı 15 dakika sürdü.Başarılı ameliyattı. odasına alındı yatağına yatırıldıktan sonra aniden komplakasyonla karşılaşıldı. Hemşirelerin ve anında Ayşe ablanın fekalade ciddi müdaleleri sonunda eşim normale dönmeye başladı ve önümüzü görebilmek için yoğun bakımda müşahede ve kontrol neticesi kısa sürede taburcu oldu. ve ameliyat dikişlerinin dışında sorunsuz olarak eve aldık eşimi.Çok mutluyuz.
Dostlarım , Sevgili Ayşe Sıdıka Uğur hocamıza yuvaya döndüğü için teşekkürlerimizin yanında,eşimin Ortopedik ameliyatını (diğer hekimlerin olumlu cevabı sonunda) başarılı bir şekilde gerçekleştiren Ortopedi Uzmanı Vahit Hocamıza,Anestezi Uzmanı hocamıza ve özellikle servis ve yoğun bakım hemşirelerine,sağlık çalışanlarına ve bilhassa ortotopedi servisindeki heryere koşuşturan Ahmet kardeşimize özellikle teşekkürler ederiz.
SAĞLIK DEYİP GEÇMEYELİM.BÜTÜN SAĞLIKÇILAR DAHİL,HEMŞİRE VE HEKİMLER İYİKİ VARLAR.
Eylül/2014 Alaeddin PEDÜK.(0532 360 50 80 )






































